Nisan Ayı Kitap Önerisi

Bu ay önereceğim kitap Wladimir Bartol’un yazdığı, Hasan Sabbah’ın anlatıldığı efsane kitap “Alamut” Kitabın ilk 100 sayfası falan belki sıkıcı olabilir, biraz sabredin. Sonuna kadar elinizden düşürmeyeceğiniz bir kitap.

Mart Ayı Kitap Önerisi

Müziği İslâm’da mübah olduğunu ayet, hadis ve alimlerin görüşleriyle açıklayan bir kitap.

Fırsatlar

Sitemde zaman zaman indırım linkleri bulacaksınız. Buna sitenin üst kısmındaki Fırsatlar menüsünden ulaşabilirsiniz.

FIRSATLARA ULAŞMAK İÇİN TIKLAYINIZ!

Hemen 10 TL Kazan!

Online alışveriş yapan arkadaşlara Artıway’i kullanmalarını öneriyorum. Çünkü Artıway’de alışveriş yaptığınız zaman ödediğinizin bir kısmı size bonus olarak geri ödeniyor ve bu bonusu da dilediğinizce harcayabiliyorsunuz. Aşağıdaki linkten hemen Artıway’e abone olun, anında 10 TL kazanın. İnternette birçok siteyle anlaşması bulunan Artıway ile alışveriş yapın. Ayrıca Artıway’in Google Chrome eklentisini indirerek siz unutsanız bile Artıway unutmayacak ve size bonus kazandırmaya devam edecek. Aşağıdaki linke tıklayarak kazanmaya başlayın:

https://www.artiway.com.tr/?r=3552214

İncelemeler

Sitemde zaman zaman kitap, albüm, film, ürün… incelemelerinde bulunacağım. Bu incelemeleri sitenin üst kısmında bulunan İncelemeler menüsünden takip edebilirsiniz.

“Sessiz Sedasız Dönüş”


Albümün adı “Sessiz Sedasız Dönüş” olsa da aslında o kadar da sessiz sedasız bir dönüş değil. Sanatçının yakın hayranları tarafından beklenen, ha çıktı ha çıkacak, dedirten bir dönüştü.

İncelemeye kapaktan başlayalım. Albümün adına yakışır bir şekilde sade bir kapak olmuş. Albümde 9 parça bulunuyor. Albümde Mehmet Ali Öç, Taner Solak, Ali Tekintüre, Mustafa Yaşamış, Vural Şahin, Tarık Ağansoy, Yusuf Bulut ve Ahmet Demir gibi Arabesk müziğin sevilen isimlerinin eserleri yer alıyor. Albümün arenjesinde Tarık Ağansoy, Göksun Çavdar, Ceyhun Çelik ve Fethi Karaduman gibi başarılı müzik adamlarını görüyoruz. Albüm King Music etiketini taşımakta.

Albümün ilk klibi çıkış parçası olan “Sessiz Sedasız Dönüş”e çekildi. Önce eseri, sonra klibi değerlendirelim. Eserin müziği Hakan Taşıyan klasiklerinin izlerini taşıyor. Yani dinlediğinizde “Bu bir Hakan Taşıyan şarkısı” diyebiliyorsunuz. Sözleri Mehmet Ali Öç’e, müziği ise Taner Solak’a ait. Ara nağmelerde Hakan Taşıyan’ın şiir okuması, sanatçıyı özleyenlere adeta “Kaldığımız yerden devam ediyoruz.” dedirtiyor. Ama hem ara nağmeye hem de ikinci bölümden sonraki kısma şiir konulması olmamış. Hani sürekli nağme yapan bir soliste “Bir imza yeter.” deriz ya. Aynen öyle. Ama bu duruma Hakan Taşıyan eserlerinde ilk defa rastlamıyoruz. Daha önceki yorumlarında da bu tarz eserlere rastlamak mümkün. Klibe gelecek olursak seyircinin gördüğü iki mekan var. İç ve dış. Klibin başında dış mekan güzel, siyah takım Hakan Taşıyan’a çok yakışmış, rugan ayakkabılar da yine fena gözükmüyor. İç mekan adeta bir kulis odasını andırır nitelikte, klipteki kız konu mankenliği dışında bir iş yapmıyor orada. Ağlama, üzülme duyguları da emanet gibi duruyor. Burnundaki hızma olmamış. Küpeler fena değil. Pantolonla olan giysi klibe gitmiş; ama diğer kıyafet gitmemiş. Ayrıca klibin sonunda Hakan Taşıyan’ın yüzünde neredeyse hiç ışık yok gibi. Ama biz müzikseverler daha çok dinlediğimiz için klip bugün var yarın yok. Eserin aranjörü Tarık Ağansoy’u bir kez daha tebrik etmek gerek.

Yalnız Adam
Gelelim albümün ikinci parçası olan “Yalnız Adam”a. Eserin söz kısmına baktığımızda duygulanmamak elde değil. Geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz Arabesk müziğin usta ismi Ali Tekintüre abimizin ismini görüyoruz. Bu vesileyle kendisine bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum. Müzik ise yine usta bir isim Mustafa Yaşamış. Eser sizi yaylı bir soloyla karşılıyor. Ara nağmede yine bir yaylı soloyla karşılaşıyoruz ve yine Hakan Taşıyan şiir okuyor, son kısımda yine. Albümün ikinci parçası dördüncü şiir, çok fazla değil mi? En azından parça sıralaması değiştirilebilirdi. Köşesine çekilen yalnız adamların şarkısı olma yolunda ilerleyecek bir şarkı.

Gidecek Yerim Olsaydı
Albümün üçüncü parçası ise sözü Vural Şahin müziği Tarık Ağansoy’a ait bir Orhan Gencebay klasiği “Gidecek Yerim Olsaydı” Güzel bir intro beklerken eser yine şiirle karşılıyor bizi. Ne zaman esere girecek diye beklerken meğer komple şiirmiş. Keşke Hakan Taşıyan’a şiir albümü yapsalarmış diyesi geliyor insanın.

DE”Ğ”MEN Benim Gamlı Yaslı Gönlüme
Yukarıdaki eser ismini yanlış yazmadım, bilerek öyle yazdım. Çünkü albümün kapağında Deymen yazıyor, Değmen olması gerekirdi. Bu da ya albüme ne kadar değer verildiğini ya da dile ne kadar önem gösterildiğini belirtir. Yıllarca kaset kapaklarına Ali Tekintüre yerine Ali Tekin Türe yazdıkları gibi ya da halen netliğe kavuşmayan Tahir Paker, Peker gibi. Eser slov bir şekilde çalınmış ve yorumlanmış. Keyif veriyor insana. Dediğim gibi keyif veriyor insana ve eser hiç bitmesin istiyorsunuz, üzülmeyin, 3 kısım şeklinde okunmuş eser, öyle çabucak bitmiyor.

Yürüyorum Sahilde
Albümün beşinci parçası Fethi Demir ve Mustafa Yaşamış’ın ortak bir çalışması. “Yürüyorum Sahilde”. Öncelikle duygu yüklü bir eser. Yaylılar çok güzel çalınmış. Sözüyle müziğiyle duygusal bir eser. Gayet başarılı.

Ayrılırsak Üzülürüm
Sıradaki parçamızın sözü Mehmet Ali Öç’e, müziği Taner Solak’a ait. Yine Hakan Taşıyan klasikleri arasına girecek bir sound. Yaylıların nakarat kısmında yaptıkları harika. Altıncı parçada “Çoktandır şiir okumuyoruz” diyesim geldi ve şiir geldi. Belki abarttığımı düşünüyor olabilirsiniz. Ama ilk üç parçada şiir yoğun olunca ister istemez “Artık yeter ya.” diyorsunuz. Şiire karşı olduğumu falan düşünmeyin; çünkü şiir yazan biri olarak şiire karşı olamam.

Aşk Olsun
Yine Mehmet Ali Öç ve Taner Solak çalışması. Bu parça diğerlerine göre biraz daha hareketli ve Hakan Taşıyan’a vokaller eşlik ediyor ve burada da yaylılar muhteşem, bağlama harika, üflemeli güzel. Sözden, sesten çok müziğin ön plana çıktığı bir eser. Enstrümanlar çok başarılı çünkü. Emin olun sadece enstrümanlar çalsa dinlenir bu melodi. Tebrikler Taner Solak.

Senden İbaret
Albümün sekizinci eseri da yine aynı ikiliden. Akustik bağlama ve halk müziği motifleri güzel geliyor kulağa. Sözler müziğe göre çok koşuyormuş gibi geldi bana. Tabi eserin tamamı için değil bu değerlendirme, bazı bölümleri için geçerli.

Geze Geze
Sözü müziği Ahmet Demir’e ait olan bu eser adeta Hakan Taşıyan’la özdeşleşmiş. Zaten albümde de buna yakışır bir şekilde İbo Show’daki performansı alınmış Hakan Taşıyan’ın, bazı eklemeler yapılmış.

Genel anlamda albüm iyi. Hatta insanların single bile çıkaramadığı bir dönemde koca bir albüm çıkarmak her babayiğidin harcı değil. Albüm 18 Ocak’ta piyasaya çıktı. Albümün tanıtım bülteninden Hakan Taşıyan’ın sözleriyle ve albümle sizleri baş başa bırakıyorum:

‘Yeni şarkılar, güzel şarkılar bulmak zor. Bende güzel şarkılar bulmayı bekledim. Belki de nasip bugünlereymiş. Sevenlerimi özledim. Onlar için güzel şarkılar seçtim. Albümde uzun hava, türkü, arabesk her şey var. Artık yeni şarkılarımla gönüllerdeki yerimi tazelemek istiyorum.’

Video Galeri Açılmıştır

YouTube kanallarımdaki videolara üst menüden , Videolar bölümünden ulaşabilirsiniz.

VİDEOLARA ULAŞMAK İÇİN TIKLAYINIZ!

Kesilmemiş Kuşbaşı

Mert ile çektiğimiz “Kesilmemiş Kuşbaşı” videomuzu aşağıdaki linkten izleyebilir ve kanalımıza abone olabilirsiniz.

Rüştü’nün Fırını (Tarihi – 1920)

TRABZON – RÜŞTÜ’NÜN FIRINI TARİHİ (1920)

Birçok yemek programına konu olan Rüştü’nün Fırını tarihi bir yer. 1920’den beri Trabzon’da hizmet vermekte. Meşhur Trabzon pidesini en iyi yapanlardan. Kuşbaşılı, kıymalı, kaşarlı çeşitlerinden benim tercihim kuşbaşılı. Ayrıca fırında bulunan Yeşim Hanım’ın sanki sizi kırk yıldır tanıyormuş gibi gelip masanıza oturması ve tatlı sohbeti mekanı güzel kılan diğer faktörler arasında.

Deniz Restaurant

BATUM (GÜRCISTAN) – DENIZ RESTAURANT

Merhabalar! Siz de benim gibi yurtdışında yemek sorunu yaşıyorsanız bu önerim tam size göre. Batum’un sokaklarının kendine özgü şarap kokusu size hiçbir lokantayı cazip kılmayabilir. O sırada Batum’daki Deniz Restaurant imdadınıza yetişiyor. Turkish Restaurant, Turkish Screet diyr diye bulduk Deniz Restaurant’ı. Garsonları Gürcü olsa da yemek ustaları ve sahipleri buradan giden Anadolu insanı. Karslısı, Karadenizlisi… Deniz Restaurant’da yediğim et döneri Türkiye’nin henüz hiçbir ilinde yemedim. Ayrıca Gürcistan’ın kendi üretimi olan maden suyu da tat kalitesi olarak oldukça yüksek.